Rejimin sağduyusu var mı?
Modern dünyanın çok temel bir sıkıntısı var… Bittiğini, bir daha geri gelmeyeceğini sandığı bir dizi sorun alanı yeniden tarih sahnesine çıkarken, modernliği de kendi çaresizliğiyle baş başa bırakıyor. Muhakkak ki bunların en başlıcası inanç alanının yeniden anlamlı hale gelmesi. Bu durum sekülerleşmeden uzaklaşmayı ifade etmese de, sekülerleşme içinde yeni bir dindarlaşmanın mümkün olduğunu ortaya koymakta. Oysa naif ve pozitivist modernler, bu yeni dünyayı kurarken dinin geri gelmeyecek şekilde tarihin tozlu sayfalarına gömüleceğini sanmışlardı. Ama belki de modernliğe asıl darbe, inanç gibi ‘stratejik’ bir konudan ziyade bir ‘taktik’ alandan geliyor:
