“Allah Türkiye’ye kolaylık versin!”
‘Yargısal darbe’ süreci maalesef başladı
Allah Türkiye’ye kolaylık versin!
Bu sözler Hasan Cemal’e ait.Bugünki Milliyet gaztesindeki yazısı:
Lafı hiç uzatmak, eğip bükmek istemiyorum. Türkiye’de gerçek demokrasi ve hukukun üstünlüğünü gölgeleyen bir eşiğe gelip takıldık.
Bir başka deyişle:
Anayasa Mahkemesi’nin AKP’yi kapatma davasıyla birlikte yargısal darbe süreci başlamış durumda.
Ne yazık ki öyle.
Allah Türkiye’ye kolaylık versin!
Kim bilir kaç kez yazdım.
Bir defa daha altını çiziyorum:
Böyle bir süreci -2002 yılı sonundan beri uğraşarak- başlatanlar, siyasal ve ekonomik istikrar açısından Türkiye’ye çok büyük kötülük yaptılar.
Bu süreç, Türkiye’nin Avrupa Birliği’yle ilişkilerini zehirleyecektir.

Gerçekten çok merak ediyorum… Anayasa Mahkemesi’nin saygıdeğer üyeleri, bir ‘iddianame’ özelliği ve ağırlığı taşımayan, Cumhuriyet gazetesinde ‘siyasi makale olarak’ yayımlansa hiç sırıtmayacak bu metni nasıl ‘görüşmeye değer’ buldu?
Modern dünyanın çok temel bir sıkıntısı var… Bittiğini, bir daha geri gelmeyeceğini sandığı bir dizi sorun alanı yeniden tarih sahnesine çıkarken, modernliği de kendi çaresizliğiyle baş başa bırakıyor. Muhakkak ki bunların en başlıcası inanç alanının yeniden anlamlı hale gelmesi. Bu durum sekülerleşmeden uzaklaşmayı ifade etmese de, sekülerleşme içinde yeni bir dindarlaşmanın mümkün olduğunu ortaya koymakta. Oysa naif ve pozitivist modernler, bu yeni dünyayı kurarken dinin geri gelmeyecek şekilde tarihin tozlu sayfalarına gömüleceğini sanmışlardı. Ama belki de modernliğe asıl darbe, inanç gibi ‘stratejik’ bir konudan ziyade bir ‘taktik’ alandan geliyor:
Akşamüstü bir haber, “Soner’in evini polisler basmış.”